Ülseratif Kolitin Standart Tedavisi

Dig Dis 2003; 21:157-167
Review Article
P. Gionchetti et al.

Ülseratif kolit (ÜK), hafiften ağır dereceye semptomlar gösterebilen, sebebi bilinmeyen kronik kolon inflamasyonudur. Hastalık rektumda lokalize olabilir veya daha yaygın olabilir. Ayrıca kolonun sol tarafını veya tamamını etkileyebilir. ÜK tedavisi, semptomların ve mukoza inflamasyonunun hafifletilmesinin sağlanması ve semptomsuz idame dönemini hedefler. En uygun tedavi için değerlendirilmesi gereken anahtar parametreler, inflamasyonun ciddiyeti ve yaygınlığıdır. Yayımlanmış denemelerin meta-analizi, 5-aminosalisilik asit (5-ASA) ile topikal tedavinin aktif distal hafiften şiddetliye ÜK’in tedavisinde seçilen yol olduğunu göstermiştir. Oral aminosalisilatlar, hem distal hem de yaygın hafiften ılımlıya ÜK’de etkilidir; ancak, distal hastalıkta remisyon oranları topikal 5-ASA ile elde edilenden daha düşüktür. Lavman olarak uygulanan budesonid ve beklometazon dipropionat (BDP) gibi yeni steroidler, 5-ASA tedavisine bir alternatiftir. Bazı çalışmalarda bunların geleneksel steroidler kadar etkili olduğu gösterilmiştir; ancak, plazma kortizol düzeyleri anlamlı derecede düşüktür. Tedaviye cevap vermeyen veya daha şiddetli formları gösteren hastalarda oral kortikosteroidlerin kullanılması ve bazen intravenöz terapi gerekecektir. Teaviye cevap vermeyen ÜK’li hastaların yaklaşık %10’unda hastaneye yatmalarını gerektiren ciddi ataklar görülür. Şiddetli ÜK hastaları medikal ve cerrahi ekipler tarafından ortaklaşa idare edilecek ve yüksek dozda steroidler ile yoğun intravenöz tedaviye başlanacaktır. Terapideki başarısızlığın erken fark edilmesi, intravenöz siklosporin ile immunosupresif terapinin başlamasına olanak sağlayacaktır. Tedaviye cevap veren hastalar, azathioprin/6-merkaptopurin ile ilgili olan oral siklosporine döner; cevap vermeyenlerde ise proktokolektomi uygulaması gerekli olacaktır. Oral aminosalisilatlar, remisyonun muhafaza edilmesinde kullanılan birincil terapidir. Topikal 5-ASA distal hastalıkta bir rol oynayabilir. Steroid bağımlısı hastalar, tedavinin etkili olması 3 aya kadar sürebilmesine rağmen azathioprin veya 6-merkaptopurine başlatılabilir. Bunların, terapinin kesilmesi ile yok olan pankreas veya kemik iliğinin baskı altında tutulması gibi tersine çevrilebilir yan etkileri hemen görülebilir. Bu hematolojik ve biyokimyasal parametrelerin yakın bir şekilde izlenmesi, güvenliği arttıracaktır. Hastalığın daha ciddi olduğu durumlarda infliximab ile biyolojik terapinin kullanımı henüz saptanmamıştır.